
ZİYALILARIMIZ SİYASİ MESULİYETTEN KAÇMAZLAR
Prof.Dr.Yahya Taşdelen
Ankara
Dünyanın her tarafında ziyalıların bir önceliyi, piryoritesi vardır. Onun için ziyalılar mutlu, mesut ve sözü geçen deyerli insanlardır. Ziyalı yalnız, elim adamları deyil, gazeteciler, yazarlar, publisistler ve düşünce adamı, sanayiciler vede işverenler de bu gruba dahildirler. Zaten siyasetle uğraşan, Nazirlar Kabineti azaları,votomatik olarak, sözüm ona ziyalılar sınıfına girmektedirller.
Onun içindirki, ülkenin selameti ve rejimin teminatı gibi sayılırlar. Amerika ve Avrupada siyaset üreten toplum kuruluşları vardır ve onlar büyük itibar görmektedirler, yani ziyalılar, bir nevi derde devadırlar.
İftiharla söylemek lazımdır ki, ülkemizde okur-yazar nisbeti yüzde doksan beşin üzerindedir. lisan bilen miktarı ise, yüzde yirmiyi geçmektedir. Bu olanlar, ziyalı miktarını dahada yukarı çekmektedir. Ülkemizdeki bu ziyalılar, bedava yetişmemişlerdir. Devletin kaynaklarından istifade ederek, beyinsel fonksiyonlarını zirveye çıkarmışlardır.
Devletin mali kaynaklarını tüketerek üst seviyele gelmiş olan bu ziyalılar, kaçamıyacak derecede mesuliyet taşımaktadırlar.
Ülkemizde fakirlik rezaleti diz boyu olmuş, utanılacak seviyeye gelmiştir. Memurlar sefalete yem olmuşlar, pahalılık, vurgunculuk ,soygunculuk adeta yasal duruma getirilmiştir. Korrupsionerlik, bir makam – mevki aracı olmuştur. Üniversitelerdeki rüşvetxorluk önlenememektedir. Emeklli, dul, yetim emeklileri dilençi haline getirilmiştir. Matbuat hürriyeti tamamen ortadan kaldırılmış, YANDAŞ-YALAKA-DALKAVUK BASIN İCAT EDİLMİŞTİR. Askeri ve emniyyet güçlerimizde itaat kalmamış, her kes ayrı telden çalarak, kimin eli kimin cebindedir bilinmemektedir.
Kim istemez,ziyalılarımızın en pahalı ve modern restorantlerda misafir karşılamalarını,amerikan vari SAUNAlarda güzel bedenlerini teşhir etmelerini ve haksız edindikleri yağlarını eritmelerini ve göbek taşlarında purolarını tüttürmelerini, soğuk-soğuk VİSKİLERİNİ-CİN TONİKLERİNİ “of… of…” çekerek, dünyanın bin türlü derdinden ve gamından uzak yudumlamalarını kim istemez. Türkiyede ve yabancı ülkelerde bulunan en modern ve güçlü arabaları-otoları kendilerile beraber, kızlarına ve nevelerine hediye etmelerini kim istemez.
Amma bütün bunlara karşılık, biraz ülke sorunlarına karşı,aydınlatıcı ve yol gösterici tekliflerini beklemek biz fukaraların hakki deyilmidir. Bizler diktatoryanın zülmünde ezilirkən, ziyali efendilerimizin halimizi görmemeleri, Vatan hiyaneti gibi görülürse asla ses çikaracak halimiz kalmamaktadır. Aydınlarımız-ziyalılarımız tarih önünde mesuldurlar.




