
KİMLERE ACIYALIM
ANKARA
Vatan ve hürriyet mücadelesi, bir türk sözü vardır – ÖYLE PEYNİR GEMİSİLE SİYASET YAPLAMAZ. Yani, bol- bol laf yapmakla, orada-burada dedi-kodu, riyakarlık ve yaltakçılık yapmakla topluma hizmet edilemez. Ve zaten, ülkeyi yıkan ve altını üstüne getiren bu siyasi sahtekarlık ve ya çifte standarttır.
Hürriyet kahramanlarının yüzlerine karşı onları alkışlıyacaksın, dinamitliyip heyecana getirerek, mücadele alanına sürüklüyeceksin, sonrada utanmadan, arkasına bakarak kaçacksın.
İdealist insan, realist insan ve rasyonalist çağdaş insan, böyle bir sahtekarlığın içine girmez ya da, tenezzül etmez.
BAŞ REDAKTÖR EVEZ ZEYNALLI, özü içinmi, hürriyet mücadelesi verdi ve iftiraya uğruyarak haksız ve adaletsiz olarak dokuz yıl hapis cezası aldı? Şimdi bakıyorumda, Evez Zeynallıya aslansın, kaplansın diyenlerin hiç birisi hapishane zindanlarının kapısına bile uğramadıkları gibi, sözünü bile etmemektedirler.
Şimdi kendimizemi acıyayım, yoksa meydanlarda kükrüyen muhalif yalancılaramı? Hele-hele muhalif köşe yazarlarile, yerigöyü inleten MUHALEFET LİDERLERİNE Mİ? İnternetde evamlı takip etmekteyim. Azadlık mücadelesi veren ancak on şahsı bile geçmemektedir. Ne varki yurt dışında bulunup ta şerefli mücadele veren dostlarımız, kardeşlerimiz ve bacılarımız da vardır.
Almanyada bulunan bir SEMA TÜRKOĞLU VE HİÇRAN XUDİYEV VE OSLODA YAŞIYAN KAMİLA ALİ, gerçek türkçülüyü ve gerçek ve samimi hürriyet mücadelesini oradan devam ettiriyorlar. Onlara canımız feda dersem, az bile olur. Çünkü samimidirler, ciddidirler ve ülkemize sadıktırlar. Zavallı Kamilə Benenyarlı gecesini gündüzüne katarak aslanlar gibi savaşıyorda, makbulemi geçiyor.




